MEDYA KÖŞESİ

Nazlı Ilıcak özeleştiri yapmış…

Sadece medya dünyasında değil, özel hayatında da “eski dostlar” mezarlığı en kalabalık kişilerden biri olduğunu hatırladık…

Nazlı Ilıcak özeleştiri yapmış…

GAZETECİLER.COM

Nazlı Ilıcak, “Fehmi Koru Fasılı” anlatmaktan başka bire de fıkra anlatmış bugün…
Aslına bakarsanız, “fıkra” değil, “fıkra” kılığına girmiş bir “insanlık dersi”…
Okuduktan sonra Nazlı Ilıcak’ın “özeleştiri” yapmış olabileceğini düşündük…
Zira sadece medya dünyasında değil, özel hayatında da “eski dostlar” mezarlığı en kalabalık kişilerden biri olduğunu hatırladık…
İşinden kovdurduğu eski yol arkadaşları geldi geçti gözlerimizin önünden…
Biri ölmüş (Alay mekânını cennet eylesin) diğeri halen yaşayan (Allah uzun ömürler versin) eşleriyle ilgili söyledikleri ve yazdıkları çınladı kulaklarımızda…
Nazlı Ilıcak’ın “özeleştiri” olduğunu düşündüğümüz ve hatta “düşlediğimiz” fıkrası aşağıda…

 

Dost kıymeti bilenlere...

Adam ve hayattaki tek arkadaşı olan köpeği bir kazada birlikte ölmüşlerdi. Gökyüzüne çıktıktan sonra, bembeyaz bulutların arasında dolaşmaya başladılar. Birden kendilerini muhteşem bir manzaranın karşısında buldular. Rengârenk çiçeklerle süslü bir bahçe ve onları karşılayan beyazlar içinde bir kadın. Adam köpeği ile birlikte kadına yaklaşıp sordu: "Affedersiniz burası neresi?"

- Burası cennet efendim.

- Harika. Peki bana biraz su verebilir misiniz? Susadım da.

- Tabii efendim. İçeride dilediğiniz kadar su bulabilirsiniz.

Adam köpeğine dönerek, "Haydi oğlum içeriye giriyoruz" dedi. Ama kadın, yarı yolda onları durdurdu:

- Köpeğiniz sizinle gelemez, hayvanları içeriye almıyoruz.

Adam, cennete girmekten vazgeçip yoluna devam etti. Yolun sonunda karşılarına, çiftlik girişini andıran bir kapı çıktı Tam önünde, yırtık pırtık elbiseli bir dede duruyordu.

- Affedersiniz bana biraz su verebilir misiniz?

- Buyrun... İçeri girin, sağ tarafta bir çeşme var; istediğiniz kadar içebilirsiniz.

- Peki arkadaşım köpek de benimle girebilir mi?

- Elbette, çeşmenin yanında köpeğin de su içebileceği bir kase bulacaksınız.

Bunun üzerine, adam ve köpeği içeri girdi. Biri çeşmeden, diğeri kâseden kana kana su içti. Merakla sordu adam: "Burası neresi?"

- Cennet.

- Ama nasıl olur! Az önce, kırık dökük olmayan muhteşem bir yere gittik, orasının Cennet olduğunu bize söylediler.

- Şu rengârenk çiçeklerle süslü altın kapılı yeri mi söylüyorsunuz...

Orası cehennem.

- Peki neden onların adınızı kullanarak insanları kandırmasına izin veriyorsunuz? Kızmıyor musunuz?

- Kızmıyoruz. Çünkü onlar, kendi çıkarı için en yakın arkadaşını yarı yolda bırakanları Cennet'ten uzak tutuyorlar.

 

Nazlı Hanım’ın yazısının tamamını

ÇOK OKUNANLAR
Yorumlar