MEDYA KÖŞESİ

Hakan'dan Şamil Tayyar'a Deniz Feneri tepkisi

Tayyar, Ahmet Hakan için "eğer Hürriyet'te yazmıyor olsaydı O da Deniz Feneri davasından tutuklanırdı" diyerek Hakan'ın tepkisi çekti.

Hakan'dan Şamil Tayyar'a Deniz Feneri tepkisi
GAZETECİLER.COM
Günün en ilginç Deniz Feneri yazısı Ahmet Hakan'dan geldi. Hürriyet yazarı davanın seyrine dair rahatısızlıklarını sıralarken AKP milletvekili Şamil Tayyar'a da cevap vermiş. Tayyar, Ahmet Hakan için "eğer Hürriyet'te yazmıyor olsaydı O da Deniz Feneri davasından tutuklanırdı" diyerek Hakan'ın tepkisi çekti. Tayyar'ın sözlerini destekleyecek hiç bir kanıt olmadığını vurgulayan Ahmet Hakan, Deniz Feneri üzerinden yaşanan cepheleşmeyi masaya yatırdı.

İşte Hakan'ın "Deniz Feneri nerelere uzanır?" başlıklı yazısı:

DENİZ Feneri Davası’ndaki gelişmelerden hiç memnun değilim.

Mesela: Ergenekon’a misilleme olsun diye verildiği her halinden anlaşılan tutuklama kararlarından memnun değilim.
Mesela: Bu davanın savcılarının görevden alınmasından memnun değilim.
Mesela: Bu davanın üzerine düşen iktidar gölgesinden memnun değilim.
Mesela: Bu davanın sanıklarının aklanıp temize çıkma imkânlarının ellerinden alınma durumundan memnun değilim.
Mesela: Tıpkı Ergenekon Davası’nda olduğu gibi bu davada da henüz yargılama tamamlanmadan hüküm verilmesinden memnun değilim.
Mesela: Görevden alınan savcıların davayla ilgili sanıklar aleyhinde sağa sola bilgi sızdırmalarından memnun değilim.
¡ ¡ ¡
Memnun olmadığım bir husus da “Deniz Feneri kimlere uzanacak?” meselesini gıdıklayarak yapılan aleni haksızlıklar.
Mesela “taç giydiği için artık akıllanabilmiş olacağı” hususunda iyi niyet sahibi olduğum bizim Şamil Tayyar, milletvekili sıfatıyla televizyona çıkıp, “Eğer Hürriyet’te yazmıyor olsaydı Ahmet Hakan da Deniz Feneri’nden tutuklanabilirdi” diyebiliyor.
Deniz Feneri’yle benim en küçük bir irtibatım olduğuna dair elinde minicik bir kanıt var mı?
Yok.
Ama ne fark eder?
Nasıl olsa...
Bir davayı “çuval” haline getirip gıcık olunan herkesi o davanın içine tıkmak gibi bir geleneğimiz var artık.
Ve bizim aslan parçası Şamil de o geleneğin yılmaz bir öncüsü...
¡ ¡ ¡
İşte bakın!
Kendisine haksızlıklar yapılan eski savcı, yeni CHP Milletvekili İlhan Cihaner de aynı mantık üzerinden gidiyor.
Diyor ki:
“Deniz Feneri AK Parti’ye uzandı.”
Deniz Feneri’ne teslim edilen yardımların AK Parti’ye gittiğine dair şu ana kadar ortaya en küçük bir kanıt, en küçük bir belge konulabildi mi?
Hayır!
Ama İlhan Cihaner de “bir davayı çuval haline getirip kıl olduğu kişi ve kurumları o çuvalın içine yerleştirme geleneği”ne yaslanıyor.
Ve sallıyor:
“Deniz Feneri Davası, AK Parti’ye uzandı.”
Şimdi Başbakan Tayyip Erdoğan çıkıp o meşhur “İspatla... İspatlayamazsan...” nutkunu atsa, İlhan Cihaner ne diyecek?
¡ ¡ ¡
Benim açımdan Deniz Feneri Davası’na hakkaniyetli yaklaşım şöyle bir şeydir:
Ergenekon Davası’nda yapılmasını istemediğini, Deniz Feneri Davası’nda da isteme.
Ya da...
Ergenekon Davası’nda yapılmasını istediğini, Deniz Feneri Davası’nda da iste.

Yazının tamamı için