Hilal Kaplan ne yazacak diye merak ediliyordu: Trump'a rahatsızlık verdiysek ne mutlu!
ABD Başkanı Donald Trump'a sorduğu soru ve girdiği diyalogla gündeme bomba gibi düşen Hilal Kaplan, ilk yazısında kısa ve öz konuştu. "Trump'a rahatsızlık verdiysek ne mutlu" diyen Kaplan, Beyaz Saray'da YPG karşıtı tek soruyu sorduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD ziyareti sırasında yaşanan en bomba olaylardan biri de Sabah yazarı Hilal Kaplan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında geçen ilginç diyalogtu.
Hilal Kaplan'ın sorduğu YPG ve Mazlum Kobani sorusunu cevaplayan Trump, bu soru karşısında bozulmuş ve Kaplan'a "gazeteci olduğunuza emin misiniz? Türkiye hükümetine çalışıyor olmayasınız" mealinde sözler sarf etti.
Bir anda salonun havasını değiştiren bu olay sosyal medyanın da gündemini değiştirdi.
Kaplan'ın Türkiye'ye geldikten sonra ilk yazısında neyi konu edineceği merak konusu olurken yayınlanan bugünkü yazısı kısa ama net cümlelerle doluydu.
Kaplan, "rahatsız ettiysek ne mutlu" diyerek teröre ve destekçilerine adeta meydan okudu.
İşte Hilal Kaplan'ın yazısı:
Başkan Erdoğan'ın, ABD Başkanı Trump ile basın toplantısını, dünya
basını yakından takip ediyor ve ABD medyasının önemli kısmı canlı
yayınlıyordu.
Dolayısıyla Türkiye'nin tezlerinin, YPG yanlısı
haber yapan yabancı kanallarda duyurulması için önemli bir
fırsattı.
Ben de söz istedim ve şu soruyu sordum:
"Sayın Başkan, Obama'nın hatalı dış politikasının yükünü miras
aldınız.
Bu hatalardan biri de ABD tarafından terör örgütü kabul edilen PKK
ve onun Suriye kolu YPG ile ABD'yi ittifaka sokmasıydı. Gördüğüm
kadarıyla siz bu hataları telafi etmeye çalışıyorsunuz ama YPG
elebaşı, kod adı Mazlum Kobani olan teröristi de Beyaz Saray'a
davet ettiniz. Kendisi 164 asker ve 48 sivilin ölümüyle sonuçlanan,
Türkiye'ye yönelik en az 18 terörist saldırıdan sorumludur.
Başkan Erdoğan'la bugünkü görüşmeniz sonrasında hâlâ onu Beyaz
Saray'a davet edecek misiniz, ki bu Türk milleti için oldukça
gücendirici ve üzücü olacaktır." Soru bu. Nitekim toplantıdaki YPG
karşıtı tek soru oldu. Ancak YPG-FETÖ işbirliğiyle, Trump'ın sözünü
kasten yanlış tercüme edip bağlamından çıkararak saldırmaya
çalışmışlar.
Soru sormasak, "Uçaktaki gazeteciler ne işe yarar?", Trump sorumdan
memnun kalsa, "ABD Başkanı'na yağ çekti" diyeceklerdi.
Trump'ın zorlandığı bir soru sorduysak ne mutlu bize; amaç da buydu
zaten. Terör destekçilerine verdiğimiz rahatsızlıktan ötürü gurur
duyarız.
Aktütün'den Reşadiye'ye, Merasim Sokak'tan Vodafone
Arena saldırısına değin tüm şehitlerimizin ruhu şad olsun.
Onları unutmayacağız, unutanlara hatırlatacağız.