Esra Elönü'den Ayşenur Arslan ve Ayşe Hür'e sert tepki

Esra Elönü bugünkü yazısında iki Ayşe'yi hedefe aldı. Biri Ayşe Hür diğeri Ayşenur Arslan...

Yeni Yüzyıl Gazetesi'nden Esra Elönü, bugünkü yazısından hem Ayşe Hür hem de Ayşenur Arslan'ı hedefe aldı. 

Ayşe Hür'ün Mihraç Ural tweeti, Ayşenur Arslan'ın da Suriyeli mülteci kızların başörtüsüne gösterdiği tepkiyi sert bir dille eleştirdi.

İşte Esra Elönü'nün o yazısı:

Duymuşsunuzdur, Suriye'de Esad'ın safında savaşan, bölgedeki birçok katliamda parmağı bulunan ve 11 Mayıs 2013'te Reyhanlı'da düzenlenen saldırıda 52 kişinin ölümünden sorumlu terörist Mihraç Ural öldürüldü. Esad'ın ipine bağlı masumların kasabı olarak bilinen ve birçok katliamda parmağı olan Mihraç Ural'ın ölümüne kim üzüldü peki, kim ağladı, kim sarsılıp gevşemiş vicdan vidalarıyla dağıldı? Pek tabii Ayşe Hür! Saçmalamakta Ayşe Hür, vicdansızlıkta ve nefret tetikçiliğinde Ayşe Hür... Yani bu Ayşe'nin fazla hür olduğu konularda tutsak olmak şereftir ki tutsak olmaktır bizi insan kılan! Bunların türü hakkında henüz tanrı bir başlık açmadı! Yok, yani kendisi ateizm tellallığı yapıyor, tanrısı kendisinin türü hakkında henüz bir başlık açmamış diyorum yanlış anlaşılmasın...

Özetle Ayşe Hür... Dikkat çekip bırakan müsamere bebeleri gibi, beyni ergen refleksleriyle düet halinde bir tavır sergileyerek Mihraç Ural gibi celladın katilin çocuk kefencisinin ölümüne üzüldü ağladı sarsıldı. Bu ne demek bilirsiniz; bu en başta yazdığım "Ölmek istiyorum çünkü cennette Ekmek var" diyen bir Suriyeli çocuğun cennet tazesi ölümüne sevinmek demek!!! Bu ne demek? Yavrusunun cesedini tek parça halinde eteğine topladığına sevinip toprağa bütün bütün koyduğuna şükreden bir annenin metanetiyle dalga geçmek demek!!

Bu ne demek? Bu canlı türlerini yazarak sanal da olsa fikir nesline hakaret ediyoruz demek burada keselim demek!! Ne diyeyim akvaryumda oldukları için kendilerini seçkin zanneden fakat kimsenin akvaryum sularının kanal atığı olduğunu söylemeye tenezzül etmediği bu türlere gülüyorum. Vicdan kepenkleri kapalı sinek avlıyorlar...

Birinci kutup başı Ayşe Hür

İkinci kutup başı Ayşenur Arslan

O KIZLARIN ÖRTÜSÜNE KÜKREYEN AYŞENUR ASLAN

Ayşenur Hanım eğer bu yazıyı okuyorsanız anlarsınız bu sefer yazıyı programı izleyerek yazıyorum... Siz anladınız konuyu. Ben özel görüşmeleri yazan mahrem frikikçisi naylon yazarlardan değilim, siz anladınız... Bildiğiniz gibi A Milli Takımı geçtiğimiz günlerde düzenlenen özel maçta Antalya'da İsveç'i ağırladı.

Seremoniye çıkan çocuklar arasında başı açık ve kapalı kızlar yer alırken, gazeteci Ayşenur Arslan hanım canlı yayında bu duruma:"Bunlar ilkokul çağında çocuklar. Başları kapalı çıktılar. Böyle bir ülke istiyorlar. Sadece başları değil, bu aklın örtülmesinin simgesi. Başka başka şeylerin simgesi" diyerek tepki göstermiş. Esra da hiç şaşırma siftahı yapmadı niye acaba? Kendisinden her an, 'Birader', 'hoppp', 'ulan' , 'ulan tombala torbası kafanı çalkattırma bana' uyarıları alacağımız Aslan, kamyon şoförlerine navigasyon dublajı yapabilecek ses tonunu da o dilini de o kızlara sıçratmasan. İşte ben bunu anlamıyorum.

Bu Haydi İran'a Arabistan'a kafasının bıngıldağına basıp ekmeğini yiyen ucuz muhalif hallerinizi çözemedim ben. Ya kusura bakmayın ama işte bundan bahsediyorum. İşte çok fazla ilerici geniş bir kafa gösterip her buluttan geri manevra nemi kapan, romatizmalı şeriatfobik refleksleriniz güldürüyor beni. Yazık ya... Daha kreatif saldırın bari de renk olsun!