Bugün yazarından Başbuğ'a zor sorular

Bugün yazarı Erhan Başyurt eğer akredite olsaydı bu toplantıda Orgeneral Başbuğ'a işte bu zor 11 soruyu yöneltecekti?

"Akredite olsaydım bu toplantıda Orgeneral Başbuğ'a işte bu 11 soruyu yöneltir ve cevabını sizlerle paylaşırdım..." diyor Bugün yazarı Erhan Başyurt ve Başbuğ'a sormak istediği soruları birbir sıralıyor...

1- İki hafta önceki Harp Okulu konuşmanızda "Bu ordu halkın ordusudur ve halkın vergileri ile kurulmuştur" dediniz. Peki, BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nun enkazına ulaşmaya çalışan bir muhabiri, sırf akredite olmadığı için askeri helikoptere almamayı ve dağ başında ölüme terk etmeyi hangi ahlaki ve insani gerekçe ile izah ediyorsunuz? Kaybolan eğer Cihan muhabiri olsaydı, kurtarma çalışması bile yapmayacak mıydınız?

2- Son konuşmanızda TSK'nın "açıklık ve sorumluluk" ilkelerine uygun faaliyet gösterdiğini kaydettiniz. Ergenekon, Karargah Evleri ve Ata Evleri gibi yasa dışı yapılarla ilişkisi olanlara yönelik disiplin ve cezai işlemleri TSK neden kendi içinde başlatmadı? Neden TSK personelinin yasa dışı faaliyetleri kurum içinde tespit edilemedi?

3- Son konuşmanızda, "TSK'nın her zaman hukukun üstünlüğü içerisinde hareket ettiğini" ifade ettiniz. Peki, kurum mensuplarının "Sarıkız, Ayışığı ve Eldiven" isimli darbe teşebbüslerine yönelik bir soruşturma başlattınız mı?

4- Kaos eylemlerinde kullanılmak üzere çalınan ordu mallarını askeri alanlara mücavir bölgelere gömüldüğü halde neden önceden tespit edemediniz? TSK'dan çalınan silahlarla oluşturulan Ergenekon cephanelikleri konusunda TSK görüşünü açıklar mısınız? Başka kayıp cephaneler de var mı?

5- Gazetemizin ortaya çıkardığı, "PKK eylemlerinde kullanılan, Hizbullah'ta ortaya çıkarılan ve Jandarma'ya ait olan silahlar" skandalını izah eder misiniz? Şerefli Türk Ordusu içerisinde, teröristlerle dirsek teması kuran "çürük elmalar" var mı? Hiç tespit edilip, cezalandırılan oldu mu?

6- Son konuşmanızda, TSK'nın 1984'ten bu yana 4 bin 970 şehit verdiğini açıkladınız. Ama geçtiğimiz günlerde Vakit gazetesi, hiçbir general çocuğunun Ankara'nın ötesinde asker olarak görev yapmadığını iddia etti. TSK'ya olan güveni sarsıcı bu iddia ile ilgili gerçeği açıklar mısınız? Kaç generalimizin çocuğu son 25 yılda Doğu'da terörle mücadelede aktif görev aldı?

7- Neredeyse her gün emekli ya da muvazzaf generallere ait ses kayıtları ortaya çıkıyor. Bu konuşmalarda yer alan ifadelerle ilgili de bir soruşturma başlattınız mı? Emekli Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman, zat-ı aliniz ile ilgili, "Konumunu belirledi o. Ortaya çıkmadan hükümeti sakin ve sessiz götürecek" diyor. Yalman Paşa bu sözlerle ne demek istiyor? Yine Yalman Paşa'nın Türkiye'deki etnik gruplarla ilgili tespitlerinin, "Türkiye halkı" çıkışınızda etkin olduğu iddiası doğru mu?

8- Son konuşmanızda, "'Peygamber Ocağı'... Silahlı Kuvvetler hiçbir dönemde dine karşı olmamıştır" diyorsunuz. O halde, sırf başörtülerinden dolayı askeri alanlara alınmayan insanlarla, sadece dini vecibelerini yerine getirdiği için ordudan atılanlar konusuna açıklık getirir misiniz?

9- GATA, Ergenekon sanıklarının sağlık sorunları halinde sevk edilmeleri gereken sağlık zinciri içerisinde yer almamakta. Asker kökenli sanıkların GATA'ya sevk ediliş ve kabul edilme nedeni nedir? Emekli Orgeneral Şener Eruygur'un eşi, emekli Orgeneral Hurşit Tolon ve emekli Tuğgeneral Levent Ersöz'ün internet sitelerine düşen ses kayıtlarına göre, sağlık durumları oldukça iyi. Buna rağmen neden GATA'da tutuluyorlar? Tutuklu sanık Ersöz neden "konuşurum" tehdidinde bulunuyor?

10- PKK ile ilişkili isimlere burs veren; Dünya Kiliseler Birliği'nden yardım alıp misyonerlik faaliyetlerinde bulunan; burs için başvuranları etnik ve dini ayrıma tabi tutan; "kızları kullanıp" askeri okullarda kadrolar kurmaya çalışan ya da bütün bunlarla suçlanan bir derneğe ve başkanına neden "TSK adına bir Tümgeneral" gönderdiniz? Bu ziyaretin terörle mücadelede yer alanların azim ve kararlığını azaltması, şehit ve gazi ailelerini üzmesi söz konusu olmaz mı? Hukuki sürecin bundan etkilenmesi söz konusu olmaz mı?

11- Son olarak, Kayseri 2. Hava İkmal Bakım Merkezi'nde üç astsubayın CMUK yasalarına aykırı bir şekilde avukatsız ve gözaltı sürelerinin aşılarak sorgulanması konusunda ne düşünüyorsunuz? Astsubaylar, kendilerine işkence yapıldığını, ilaç ve hipnoz yoluyla ifadelerinin alındığını, daha vahimi sorguya bir sivilin katıldığını kaydediyor. Hukukla bağdaşmayan bu fiiller ve soruşturmayı yürütmekle görevli savcı hakkında da "adaleti yanıltmak" ve otel faturasını askeri ihaleler alan bir firmaya ödetmek gibi suçlamalar da bulunuyor. İnsanlık dışı işkence de dahil, bütün bu iddialarla ilgili bir inceleme başlatıldı mı?
Türk basınının aklı ve vicdanı hür mensuplarının, Orgeneral Başbuğ'la yapılacak basın toplantısında bu soruları zaten yönelteceklerini düşünüyorum.
Her şeye rağmen, okurlarımıza karşı görevimizi yaparak, BUGÜN gazetesi olarak kamuya açık bu soruları yönelttik.
Bu sorulara verilecek cevapları da kamuoyuyla paylaşacağız. Tabii cevaplar bize ulaştırılırsa...